15.10.08

Blog Hareket Günü: Gerçek bir "dokunuş".

Blog Hareket Gününün bu yıl anahtar kelimesi "Yoksulluk". Her katılımcı, kendi içerik yapısına göre konuyu işleyecek ve geçen yıl "Çevre" konusunda olduğu gibi aynı anda aynı konuyu düşünmek ve bunun üzerine yazmış olmaktan gurur ve mutluluk duyacak.

Blogun içeriğinden ötürü, burada bu konuyla ilgili ne yazabileceğimi düşündüm. Parlak "ünlüler dünyası"nda bunca şatafatın içinde, mincik bir kız çocuğu konuya uygunluğuyla öne çıktı. Benim nazarımda o, dünyanın en şanslı çocuklarından birisi.


Yemsrach, 8 Ocak 2005'de Etiyopya'da doğdu. Hayat koşullarından dolayı annesi onu bir yetimhaneye verdi. Susuzluktan ve kötü beslenmeden ölmek üzereyken evlat edinildi. Bir süre tedavi gördü. Ülkesinde doğan, doğacak olan binlerce çocuğun yaşadığı ve yaşayacağı kaderden bir sihirli değnek değmişçesine sıyrıldı ve çıktı. Bir "hiç" iken bambaşka bir hayata adım attı.

Onu yetiştiren annesi, Yemsrach'ın doğduğu ülkede onun adını taşıyan bir klinik yapılacağını ve burada çocuklara eğitim ve sosyal imkanlar ile sağlık hizmetleri verileceğini söylüyor. Büyüdüğünde, kliniğin amaçlarını gerçekleştirmek için onun da sorumluluk alacağına inanıyor.

Yaptıkları nedeniyle defalarca eleştirilen ünlü ailesi sayesinde belki de bu mahzun kız, gelecekte ülkesine dönerek sayısız çocuğun kaderini değiştirecek. Kendisine yapılan sihirli dokunuş çoğalarak yüzlerce ışıltıya dönüşecek.

Blog Hareket Günü'nde, yoksulluktan ve sefaletten kurtulan ve pek çok çocuğun da geleceğini yeniden şekillendireceği için onu anlatmak istedim. Ona yapılan iyilikleri, başkasına da yapması umuduyla... Ve onun yaşamına yapılan "iyileştiren dokunuş" adına...

Kaynaklar: Birinci ve ikinci fotoğraflar.

4 yorum:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

Annede çok şanslı kocaman bir aile oldular..çocuklar duyarlılık içinde yetişecekler..

Fatih Aksoy dedi ki...

Sevgili Deniz, iki bloğuna birden tek yorum yapayım. Benim de aklıma televiyon programından bir parça kazınmış:

Kamera ve programı yapan genç kendisi de pek varlıklı olmayan bir amcayı farkettirmeden, uzaktan izliyor. Amca kapanmak üzere olan restoranlardan artan yemekleri topluyor gecenin bir vakti. Tek tek yoksul mahalleleri kapı kapı dolaşıp topladığı yemekleri dağıtıyor. Bir süre sonra programcı genç amcaya yaklaşıyor sohbet etmek için. Lakin "iyilik yapmak" amcanın içine öyle işlemiş ki gencin söylediklerini tamamen yanlış anlıyor ve aşağı yukarı şöyle bir şey diyor. "İstanbul'a gidecektiniz de yolda mı kaldınız? Biraz daha işim var onu halledeyim sizin meseleyi de inşallah çözeriz"

Serveti epey büyük olan sevgili Angelina da çözümün bir parçası, pek de zengin olmayan o sevgili amca da. Bizim neyimiz eksik, değil mi?

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

okulumuzda öğlen yemek yiyecek parası olmayan çocuklarımız var,ayakakıbısı olmadığı için terlikle ya da incecik neredeyse tabana değecek ayakkabılarla gelen...
aramızda topladığımız çok küçük miktarla azda olsa çözümün parçaları olmaya çalışıyoruz.Sosyal yaşamın gereklilikleri bunlar diye düşünüyorum ve herkesin mutlaka yapacağı birşeyler var,

Hııı, Aktütünden İstanbul'a gelen dünya tatlısı kızıda unutmamak lazım....
Angelinaya da bu anlamda alkış tabi ki....

Deniz dedi ki...

Kıymet, Fatih ve Periciğim. Üçünüz de sahici yüreklerinizle kocaman insanlarsınız. Üçünüzü de tanımış olmaktan çok mutluyum. Uzun birer cevap veremedim, bugün biraz birleştirilmiş oldu...