Eva


Lauren Conrad, Redkens Real Control kokteyl partisinde, Hollywood'da... Lauren, daha önce püsküllü elbisesi ile ekranımızı süslemişti. Bu kez ilgimi çekmesinin sebebi, Yemek.Nâme'nin Mayıs sayısı kapağının, çok hoşuma giden renk uyumunu anımsatması. Işıl ışıl parlayan Conrad'ın elbisesinin sadece biraz ütülenmeye ihtiyacı var.
Bu arada hafta sonu sokakların bu iki renkle bezenmeyeceğini küstahça belirtmek isterim :)
Sharon Stone... Bir gün bir fotoğrafını görmüş ve yaşını göstermediğini düşümüştüm. Benim yaş gösterme ölçütüm, cilt yapısıdır. Sonra bu fotoğrafını görünce; bütün o sakalları, çıkmış kaşları ve güneş lekesi mi çil mi olduğunu bilmediğim lekeleri ile aslında onun da normal bir kadın olduğunu anladım. Pekiyi normale müdehale neden? E, canım yapmak istedi yaptım!
1 hafta diye gittim, 1 ay sonra döndüm. Beni merak edip hatırımı soran arkadaşlarıma sabırlarından dolayı teşekkür ederim :) Geçen hafta, tüm dünya gündemini ziyadesiyle meşgul eden bu gerekiz haberin görüntüsüyle, verdiğim arayı bitiriyorum.
.
Güzellik yarışmasını izlemedim. Bu sahneyi ertesi gün, takip ettiğim yabancı sitelerde gördüm. Asena'nın adına önce rastlamadıysam da, daha sonra (belki de sonradan öğrendikleri için) bolca bahsedildiğini okudum. İkisinin yüzünün de göründüğü bu tek kareyi güçlükle bulabildim.
İşlerimden dolayı gelecek haftaya dek yeni yazı ekleyemeyeceğimi yazıp kaçıyorum! Görüşmek üzere...
Gönderen
Deniz
zaman:
10:59
Geçen sene Bengi bir yazı yazdı. Sonra bir yazı daha yazdı. O "Olmamış, olmamış." deyince, "Ne yapsak, olmadı diye baştan mı yapsak?" dedim. O da "Yaaap :)" dedi. Canım benim :)
Sonra başladım.
Tabii ilk yorumu da kardeşimden aldım. Ardından tanıdık bir isim; aurum'dan.
Hemen sonra iki yeni isimden... Ayşe ve Fikriminincegülü!
Bir yıl içinde benim aldığım keyfi aldığınıza inanıyorum.
Benimle olduğunuz için teşekkür ederim hepinize tek tek...
Sevgilerimle,
Deniz
Akademi Ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl, filmleri takip edememiş olmanın verdiği rahatlıkla sadece törene gelenlerin geçişini izledim. MorDolap'ın kurucusu Punkieciğimle kıtalar arası gerçekleştirdiğimiz Oscar muhabbeti, gecemi ziyadesiyle renklendirdi. İkimizin izlediği kanalların farklı oluşundan dolayı birbirimizin gördüğünü anında göremedik ama çok eğlendiğimi söylemeliyim. Gevezeliklerime katlandığın için teşekkürler Punkie!
George Clooney ve Sarah Larson Akademi Ödülleri öncesi kırmızı halıda. Clooney'in kız arkadaşı Larson, Valentino Couture elbisesi ile. Yakından bakınca işlemeleri ile değişik görünse de bu tören için uygun olmadığını düşündüğüm ilk elbiselerden.
.
Oysa Valentino kırmızısı diye bir kırmızı bile var. Kendisi artık tasarım yapmıyor. O yapsa herhalde bu elbisenin kırmızısını görme ihtimalimiz olabilirdi. Üstelik tek omuzlu bir model kullanabilirdi ve bu sene kırmızı halıdaki tek omuzlu elbise sayısı bir fazla olabilirdi.
.
Sarah Larson belli ki arkadaş seçiminde özenli. Kendisinin değil de, Oscar'a aday erkek arkadaşının ön planda görünmesini isteseydi, koyu bir renk tercih edebilirdi.
Hayden Panettiere, Berlinale Film Festivali öncesi fotoğraf çekiminde. Uzun zamandır parlak pulları olan bir bolero, değişik bir saç modeli ve ince topuklu kışlık bir ayakkabı sahibi olmayı isteyen blog sahibesine nazire mi yapıyor ne!!!
Vivica A. Fox, BET Honors'a gelişinde benim taktığım bir ayrıntıya dikkat etmemiş. Elbise ile fon renginin piştisi...
Biraz oyun oynamak için uygun gördüğüm bu elbiseyi görmeden önerilen renkleri listeledim. Totoda 3 tutturan Perilikoşk'e büyük ikramiyeyi armağan ediyoruz :) Alkışşş...
Yeşil 9 oy aldı: Delfina, Bengi, Bilun, Melda, Yass, Nym, Periliköşk, İpek K., Bugunovnia "Evet" mührünü yeşile bastılar.
Mor 8 oy aldı: Burçin, Bengi, Bilun, İrem, Biyo, Periliköşk, İpek.K ve Öykücü hüznün rengi moru seçtiler.
Gri 5 oy aldı: Esin, Yass, Nym, Perilikosk ve Bugunovnia griyi listede 3. sıraya yerleştirdiler.

Elbiseleri daha önce kimin giydiğinden hariç, nerede-hangi törende giydiğini bile hatırlar duruma gelmem, beynimin ayrıntılarla dolmasına mı neden oluyor, hareketi arttırdığı için geliştiriyor mu bilmiyorum :) Fotoğrafları yeni yıl sonrası "Şu şurada sahneye çıktı." haberlerinde gözüme ilişmesi üzerine hazırlamıştım. Dosyalar arasında görünce ekleyeyim dedim.
Eva Longoria Parker, Kaufman Franco imzalı elbisesiyle 59. Emmy Prime Time Ödüllerinde-16 Ekim 2007/California.
Sibel Can Aksüt, Nur Yerlitaş imzalı elbisesiyle Wow Otelleri Kongre Merkezi'ndeki yılbaşı konserinde - 31 Aralık 2007/İstanbul.
Eva Longoria Parker fotoğrafları: Link 1 , Link 2, Link 3
Sibel Can Aksüt fotoğrafları: Link 1, Link 2, Link 3
(*) Yerli malı kullanmalı-1
Not: İşlere devam, bu bir kaçamak...
Geceleri de evde çalışmaya devam etmemi gerektirecek iş yoğunluğundan dolayı postalara ara veriyorum. Muhtemelen 15 gün sonra görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın.
Planlamadığım kadar uzun süre ara verdiğim için özür dilerim. Yarın yeni bir yazı ekleyeceğim :)

Spice Girls GM Place konserlerinde. Tek renk giysileri onların yeniden birlikte olduğunu vurguluyor adeta.
Eskiden böyle giyinirlerdi. Her biri sanki bir tarzı simgeleyen giyimleri ile arz-ı endam ederlerdi. Oysa eski renklerine dönüş yapıldığında anlaşılıyor ki, tarzda bir değişiklik yok. Tıpkı aynı farklı vurgularla söylenince anlamı değişen ama yazılışı aynı kalan bir cümle gibi.

Eva Longoria, Bambi Ödülleri için Düsseldorf'ta. Ödülünü almış, hatta çok da sevmiş. Elbisesinin rengi harika. En sevdiğim renklerdendir, güçlü bir izlenim bırakır bende şarap rengi. Kırmızı gibi parlak değil ama onun kadar dikkat çekicidir. Siyah gibi karanlık değil ama onun kadar da ağırdır. Sadece elbisenin rengini değil, modelini de sevdim. Bu da şarap rengi ile eski bir anı :)
Ayrıca mümkünse Eva'nın kaş tasarımcısından bir randevu ile takma kirpiklerinin markasını da istiyorum.
O kadar beğendiysem neden değiştirdim? Ne güzel, otomatik blog... Hem soruyor hem yanıtlıyor... Gökkuşağı görmek istedim bugün. Renk görmek istedim.
Öğretmenlerimiz daha iyi bilirler yanlışımı düzeltsinler. Gökkuşağındaki renklerin dizilişini kırmızı-turuncu-sarı-yeşil-mavi-lacivert ve mor diye biliyorum ben. Şarap rengini kırmızı varsayarak, diğerlerini sırasıyla verdim.
Renkli bir hafta sonu dilerim...
"Bu keki gelecek tarif diye koydum kenara ama, sıra gelene kadar kokacaktı nerdeyse ben bişey olmadan size tarifini vereyim diye düşündüm... :):)
Tarifi vereyim ki sanırım bir müddet bloğumla ilgilenemeyeceğim..."
Hayat beklenmedik haberlerle dolu. Bugün de bir haber aldım.
Şaşırdım...İnanamadım, çok çok çok üzüldüm...
Ölüm hayatın gerçeği... Bugün var yarın yok olduğumuzun işareti. Ama genç ölüm çok acı...
Esra; huzur içinde, nur içinde uyu... Seni sevenlerin kalbinde hep varolacağından şüphem yok. Ailesine ve öğrencilerine sabırlar dilerim.
Sanal dünyanın gerçek duyguları, http://esranintaziyedefteri.blogspot.com/ 'da kelimelere dökülüyor.
Gönderen
Deniz
zaman:
17:30
Hyden Panettiere, Victoria's Screet defilesini izlemeye gitmiş. Bir rivayete göre, enine çizgiler şişman ve kısa , boyuna çizgiler zayıf ve uzun gösterir. Orijinal elbise enine çizgili ve Hyden da kısa boylu olmasına karşın, onu dikey çizgili bir elbise uzun ve zayıf göstermedi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e önderliği için sonsuz teşekkürlerimle. Saygı ve şükranla anıyorum.
Orijinal fotoğraf ya da renklendirdiğim fotoğrafa ulaşmak için tıklayınız.
Kylie Minogue, Londra'da. Siyahı severim. Siyah giydirdikten sonra, mantosunun rengini değiştirdim.
Bunlar daha canlı renkerden hoşlananlara. Burada da pembeyi seçtim. İyi haftasonları!
Marcia Cross, bir butik açılışında. Aaa!!! Ben değiştirmiştim, saklanmış!!! Gölgesi kalmış burada. "Deniz bana ne yapmış olabilir?" diye soruyor sizlere... Buyrun bakalım :)

Blog sahibi yeniden başlamak için güç arar kendine. Böyle zamanlarda, daha önce görüp de hiç beğenmediği bir giysiyi aylar sonra bir başkasının da giydiğini farkder. "Bu benim için bir işaret olmalı." der ve magazin dünyasına döner :)
Sienna Miller, "Factory Girl" filminin İngiltere prömiyerinde (13 Mart 2007). Katie Holmes, tam yedi ay sonra Berlin'de havaalanında (13 Ekim 2007).
Kuzey kutbundaki buzullar hızla eriyor. Çünkü iklim değişikliği suları ısıtıyor. 2040 yılında oradaki buzulların tamamen erimiş olacağı öngörülüyor. Kuzey kutbunda kara parçası yok. Sadece büyük buz kütlelerinden oluşuyor. Eridiğinde altından birşey çıkmayacak. Su, ülkeleri tehdit edecek ve muhtemelen de coğrafyayı değiştirecek.
Şöyle kocaman birkaç bardak taze meyva suyu içsem ancak kendime gelecek gibiyim. Sanki taş atmışım da kolum yorulmuş. Biraz kaçsam izin var mı?
"Sex and the City"nin finalini, 2 kez kaçırmak suretiyle izleyemedim. Şimdi filmi çekiliyor. Ve film setinden görüntüler her yerde karşıma çıkıyor. İzlememe gerek yok diye düşünüyorum nasılsa filmin gidişatını her gün magazinden görebiliyorum. Bir yandan da "Bunlar bir yanıltmaca olabilir." diye içimden geçiriyorum.
Carrie, Mr. Big ile mi yoksa bir başkasıyla mı evleniyor? Bu bir kandırmaca mı veya rüya mı? Film vizyona girdiğinde izleyenlerden öğreneceğim artık... Ne mi yaptım? Ufak bir estetik. "Gelinliğin tamamını görmek isterdim." diyenlere ayrıntılar bir tık ötede.
Yeni bir yaş ile tanıştığım bugün, beni yorumlarınızla ve telefonlarınızla çok mutlu ettiniz. Hepinize ayrı ayrı (aslında toplu bir yöntem oluyor tabi bu) teşekkür ediyorum. Günüm herbirinizle daha da güzelleşti. Sevgilerimle...

Lauren Conrad, US Weekly Hot Hollywood Party'de. Püsküllü elbisesi, benim çok hoşuma gitti. Bugün (ne günü, saat 03:18) renklerle oynamak ve elbiseyi biraz çeşitlendirmek istedim.

Shanna Moakler, MTV Video Müzik Ödüllerinde. Ben yarın İstanbul'dayım. Moakler bir TV karekteriymiş; kendisini hiç tanımıyoruz sanırım. Gerek de yok zaten.
Mimi 11.09.2003 tarihinde doğdu. Annesinin onun maceralarını paylaşmak için açtığı blog ile birçok kişi onu tanıdı ve sevdi. Mimi parıldayan herşeyi, köpekleri, resim yapmayı, prensesleri, barbileri ve kendi giysilerini kendisi seçmeyi seviyor.
Ünü Kırıkkale'ye ulaşan mavi boncuk gözlü, güzel Mimi'ye ömrü boyunca aydınlık, sağlıklı, mutlu günler dilerim. Bugün onun doğumgünü ve ona aşağıdaki hediyeyi hazırladım. Bu benim, blogumdaki 100. yazım. Aslında amacım 100. yazı ile veda etmekti. Bir sorun olduğundan değil, farklı şeler yapma isteğimden. Sanırım Mimi beni vazgeçirdi :) Mimi'nin doğum gününde, tüm dikkatleri kendi üzerime çekmek istemiyorum :)
Sevdin mi Siminciğim?
Merhaba.
Bugün, 85 yaşında olmasına karşın henüz kan grubunu bile bilmeye gerek kalmayacak kadar sağlıklı bir hayatı olan anneanneciğim, ameliyat olacak. Bugün ve yarın, belki ertesi gün hep onun yanında olacağım. Sizlerin yorumlarına ancak gece eve döndüğümde yanıt verebileceğim.
Geçen hafta bahsettiğim gibi, heyecanla beklediğim "konuk blog" yazım MorDolap'ta yayımlandı. Sevgili Julide'nin önerisi ile yazlık kıyafetli ünlüleri, yazdan kışa taşıdım. MorDolap'ı gezip, üyelerin dolaplarını karıştırırken, dolabın çekmeceleri arasında benim yazımı da görebilirsiniz.
Hepinize sevgiler, tüm hastalara ve anneanneme acil şifalar dilerim.
Gönderen Deniz zaman: 08:40